🔺Hepimiz hayatımızda ani, beklenmedik veya bizi üzen deneyimler yaşıyoruz. Bu deneyimler sonucunda içimizde anlam veremediğimiz bir boşluk oluşuyor. Peki bu boşlukla neler yapıyoruz? Sıradan ve normal bir kız olan Julianın hikayesi de işte tam burada başlıyor.
🔺İçimizde anlam veremediğimiz, rahatsız eden bu boşluğu ilk iş tıkaçlarla kapatmaya çalışıyoruz. Bazılarımız çok çalışarak, kimimiz içki-alkol kullanarak, kimimiz ise yemekle tıkamaya çalışıyoruz. Ama bu tıkaçların hiç birisi o boşluğu kapatmaya yaramıyor.
🔺Tüm tıkaçları deneyen ve bir sonuç alamayan kahramanız artık yorulmuştur. İşte tam o anda yaşanan bir duygusal katarsis yoluyla boşluğun içine girmeye başarıyoruz. Boşluğun içine girmemizle beraber içsel yolculuğumuz başlıyor. 🙂
🔺Hepimizin bakmayı unuttuğumuz o içsel dünyamızda Julia hayal bile edemediği, çok renkli mutlu bir dünya ile karşılaşıyor. Bu mutlu dünya Julia’yı tekrardan hayata bağlıyor. Bunu keşfeden kahramanımız herkesin bir boşluğu olduğunu görüp başkalarına karşı farklı davranmaya başlıyor. Boşluğu keşfeden herkes güzel hediyeleri birbiriyle paylaşmaya başlıyor.
🔺İçsel yolculuğuyla birlikte Julianın boşluğu yavaş yavaş kapanıyor. Ama hiç bir zaman tamamen kapanmıyor. Çünkü Julia o güzel dünyaya açılan kapının anahtarını buluyor. Ne zaman isterse bu sürpriz dolu dünyaya geri dönebilecek. 🙂
🔶Sıradanlıkla birlikte herkesin başına kayıpların gelebileceğini vurgulayan, duygularını ve içsel yolculuğun önemini hatırlatan, bu boşlukla birlikte neler yapmamız gerektiğini gösteren bir kitap. Çocuklara depresyon çalışırken çalışabileceğimiz harika bir bibliyoterapi örneği.
🔷 Danışmada 6. sayfadaki resmin aynısı yapılarak etkinlik oluşturulabilir. Kartondan çocuklar yaparak boşluklarından ipler geçirdiğimizde yalnız olmadığını hissedecektir. Somutlaştırma işlemiyle birlikte bibliyoterapi kısmını da bitirmiş oluyoruz. 🙂
Peki siz boşluğunuzla ne yapıyorsunuz?
Psikolojik Danışman Ersin ÖZKAN
