29 Aralık 2020 Salı

ŞEYDA KURTAY - ''ZOR BALIK'' İsimli Kitabın İncelenmesi

 ZOR BALIK

"Zor Balık". Uzman Klinik Psikolog Büşra Tarçalır Erol´un yazıp, Uğur Altun´un resimlediği harika bir kitap. Kullanılan renkler ve muhteşem çizimler hikayeyle bütünleşmiş.


  Zorbalığın güç gösterisi olmadığını, güçlü olmanın fiziksel bir göstergeden ötesinin olduğunu anlatan bu resimli çocuk kitabı vermek istenilen mesajı okuyucuya çok güzel bir dille sunmaktadır.

   Konumuz aslında isimde saklı "zorbalık" .Hikayemiz zorbalık kavramının bir balıkta vücut bulmuş hali. Güçlü olmak, güçlü görünmek isteyen bir balık ve kendini daha da güçlü hissetmek uğruna kırdığı kalpler... Zor Balık´a "güçlü" olmanın başkalarına eziyet etmek demek olmadığını öğretecek olan ise bir kedi...

   Zor Balık, ismini hak edecek ne varsa yapan bir zorba. Güç gösterisi yapmada, kalp kırmada, alay etmede ondan iyisi yok. Başkalarının üzüntüsünden ve çaresizliğinden beslenmekten âdeta keyif alıyor. Güçlü olmak onun için önemli. Çünkü böylece hak ettiği saygıyı göreceğini düşünüyor. Onun zorbalığına maruz kalan diğer balıklar ise her yolu deniyorlar. Uyarmak, kızmak, neden böyle davrandığını sorup onu anlamaya çalışmak ve sonunda onu yalnız bırakmak… Ancak yalnız bırakılmak ve dışlanmak Zor Balık’ın daha da öfkelenmesine neden oluyor. Ta ki günün birinde bir balıkçının kovasına hapsolana kadar. Kendini bir teknede, dev gibi bir kedinin burnunun dibinde bulan Zor Balık “İşte gerçek güç diye ben buna derim,” diyor ve tir tir titriyor. Zorbalığı ondan iyi kim bilecek?

  Başına geleceklere hazırlanıyor ama o da ne? Kedinin bu küçük balığa zorbalık etmek gibi bir niyeti yok ki!

   Güçlü olan zayıf olanı ezmeli mi? Birinin kendini diğerlerine kabul ettirmesinin yolu, güç gösterisi ve zorbalık mı olmalı? Kişiyi zorbalık etmeye iten nedenler nedir? Bu soru listesi uzayıp gider. Zor Balık, zorbalık üzerine konuşulabilecek pek çok kapı açıyor bize. Yazar, kitabın sonunda “Zorbalık ne demektir?” başlıklı bir yazı da kaleme almış. Zorbalığın tanımıyla başlayan yazıda çocukları “zorba” ve “mağdur” olarak tanımlamak yerine “zorbaca davranan ve “zorbalığa maruz kalan” ifadelerini kullanmanın daha doğru olacağı belirtilmiş. Zorbalıkla karşılaşıldığında atılacak adımları ve ne tür davranışlarını benimsemek gerektiğini de   belirten Tarçalır Erol’un yazısı, ebeveynler ve öğretmenler için hayli yol gösterici…

   Zorbalığa uğrayan, zorbalık yapan ya da bu tür durumlarla karşılaştığında ne yapacağını bilmesini istediğimiz tüm çocuklara okunmalı.

                                                                                    Psikolojik Danışman Şeyda KURTAY



Şeyda KURTAY- Sevim Avni Çoğal İlkokulu- Proje Sergim

Sergimizi daha ayrıntılı inceleyebilmek için bu linkten ziyaret edebilirsiniz https://www.emaze.com/@AOQRFROCC/gallery?fbclid=IwAR3UXiJLaSLY...