ÖNCE HAYAL
Kitabı elimize aldığımızda kapağından itibaren rengârenk bir dünyanın kapıları aralanıyor bize. Renklerin sayfalar arasında birbiriyle dans ettiği kitabımız aynı zamanda şarkılı bir çocuk masalı. Böylelikle okurlarına hem görsel hem işitsel olarak oldukça keyif veriyor. Adından da anlaşıldığı üzere çocukların hayal etme yaratıcılık yönlerine vurgu yapıyor. Çocukların her zaman hayalleri vardır. Bazen uzaya giden bir astronottur çocuk, bazen engin denizlerde korsanlarla mücadele eden bir geminin kaptanı. Bazen gökyüzündeki uçağın pilotu, bazen kaçan hırsızları anında yakalayan bir polistir çocuk. Zaman geçtikçe çevrenin de etkisiyle hayallerinden uzaklaşır, vazgeçer çocuk. İşte kitapta çocuklara verilen en önemli mesaj da bu. Jozef kaç yaşına gelirse gelsin hep hayal etti ve hep yeni bir şey üretti. Hayal etmekten hiç vazgeçmedi ve en sonunda hayalleri nesilden nesile dolaşan bir hikâyeye dönüştü. Böylece hayali sonsuza dek yaşadı. Hayal kurmanın yanında aynı zamanda çocuklara tutumlu olma mesajı da veriyor. Çünkü karakterimiz Jozef kıyafeti eskimesine rağmen onu hiçbir zaman atmıyor ve eskiden yeni bir şeyler üretiyor. Üretirken de hayal ediyor. Kitapta olay örgüsüne baktığımız zaman Josef’in kıyafetinin eskimesi ve yeni bir kıyafet dikmesi hep hayatının dönüm noktalarına denk geliyor. Jozef’in evlenmesi, çocuklarının olması, çocuklarının büyümesi, Jozef’in yaşlanması gibi. Burada da yine hayatımızın dönüm noktalarında almamız gereken yeni kararlar olduğu, hayatımıza yön verecek yeni hayaller kurup yeni rotalar çizmemiz gerektiği yönünde bir mesaj olduğunu söyleyebilirim. Ancak bu biraz da yetişkinlerin yönlendirmesiyle bulunabilecek bir mesaj. Kitabın sonunda Jozef elinde hayalindan son kalan parçalar olan düğmeleri de kaybediyor. Bu kısım ile bundan sonraki kısım arasındaki bağlantı yetişkinler tarafından çok iyi kurulmalı. Aksi halde çocukta hayal ve yaratıcılık yerine hüzün ve umutsuzluk duyguları oluşabilir. Kitabın sonunda hayalle ilgili verilen mesaj çocuğa açıklanıp vurgulanmalıdır.
