30 Aralık 2020 Çarşamba

ŞEYDA KURTAY - ''KUŞ YUVASI SAÇLI KIZ VE HUGUFTU'' Kitap İncelemesi

KUŞ YUVASI SAÇLI KIZ VE HUGUFTU

Yazan Nalan AKDUMAN, resimleyen Cansu DİNÇ

Çocukların, hem bireysel farklılıklarını fark etmeleri hem de birbirlerinin farklılıklarına saygı duymayı öğrenmeleri amacıyla kullanabileceğimiz bir kitap



Kahramanımız küçük bir kumru kuşu olan Huguftu. Ailesindeki bireylerden ve diğer kuş arkadaşlarından farklı bir ötüşü var. Bu ötüşü sayesinde saçları kuş yuvasına benzeyen bir kız çocuğu ile arkadaşlık kuruyor. Ancak çevresindeki herkes Huguftu'nun ötüşünü değiştirip kendilerine benzemesi için çaba sarf ediyor. Bir tek kuş yuvası saçlı kız onu olduğu gibi kabul ediyor. Huguftu’nu okulundaki öğretmeni çok uğraşıyor ve nihayet eğitimin sonunda Huguftu da diğer kuşlar gibi ötmeyi öğreniyor. Karnesini alan Huguftu sevinç içinde arkadaşı kuş yuvası saçlı kızın evine geldiğinde yeni öğrendiği şekilde ötüyor ancak arkadaşı pencereye bir türlü çıkmıyor. Heyecandan ve üzüntüden yeni örendiği sesleri de unutan Huguftu’nun ağzından birden eski sesi çıkıyor. kuş yuvası saçlı kız birden pencerede beliriyor. Huguftu sadece kendi gibi öttüğünde arkadaşının onu tanıdığını anlıyor. Kitabın sonunda Huguftu kendisi gibi olmayı çok özlediğini ve kendisi gibi davrandığında mutlu olacağının farkına varıyor.

Hepimiz farklıyız. İnsanların yetenekleri ve becerileri farklıdır. Bazı insanlar çok güzel resim yaparken bazıları bir müzik aletini çok güzel çalabilir. Bazı insanlar matematikte çok yetenekli, bazısı çok güzel şiir okur bazısı çok güzel futbol oynayabilir. Bizim de farklı farklı yeteneklerimiz vardır. Bu yeteneklerimizi bulup geliştirmeliyiz. Arkadaşımızın farklılıklarına da saygı duymalıyız. Bireysel farklılıklar bizi eşsiz ve özel kılar.

Çocuklarımıza, farklılıkları tanıma, kabul etme ve saygı duyma bilgisini, bilincini kazandıralım. Böylece onlar, yetersizliklerinin korkusu ile yaşamak yerine, farklılıklarının kanatları ile uçma cesaretini bulabilsinler.

Psikolojik Danışman Şeyda KURTAY

ŞEYDA KURTAY - ''ELVEDA BAY MUFFİN'' İsimli Kitabın İncelenmesi

''ELVEDA BAY MUFFİN''

Yazanlar: Ulf Nilsson, Anna- Clara Tidholm, Çeviren: Ali Arda



  Bay Muffin evinin biriciği bir kobay. Artık 7 yaşında, ömrünü tamamlamaya çok yaklaşmış. Biricik eşi Viktorya’yla altı güzel çocukları olmuş, altısı da evlenmiş ve evden ayrılmış. Viktorya’yı uzun zaman önce arı sokmuş ve Viktorya hemen ölmüş. Bir hamsteri çok kıskanmış Bay Muffin ama o hamster sadece bir tekerleğin içinde koşturur dururmuş. Oysa Bay Muffin altı çocuğunu da almış ve dünyanın sonuna yolculuk etmiş. Öyle de cesur bir kobaymış. Gençliğinde çok güçlüymüş, kocaman bir salatalığı taşıyabiliyormuş.

  Tüm bunları hatırlar ömrünün sonunda Bay Muffin. Evin minik kızı yazdığı mektuplarla hem kendini hem Bay Muffin’i bu ölüme hazırlar. Bay Muffin hayata veda ettiğinde çok güzel bir kutu hazırlanır, Bay Muffin’e. İçine en sevdiği eşyaları konur. Bahçede güzel bir cenaze töreni düzenlenir onun için. Arkasından güzel bir kobay şarkısı söylenir.

  Ölüm hayat döngüsü içinde doğal bir son. ‘Elveda Bay Muffin’ hem çocukları hem yetişkinleri ölümün varlığı ile tanıştıran, yaşlanan canlıların bir süre sonra öleceğini anlatan bir kitap. Kitap bizlere her ölenin ardından çok üzüleceğimizi ifade ederken yaşadığımız duyguları açığa çıkarabilmemiz ve yas sürecini daha kolay atlatabilmek için neler yapılabileceği konusunda yol gösteriyor.

  

Psikolojik Danışman Şeyda KURTAY


ŞEYDA KURTAY - ''BEN HERKESLE GİTMEM Kİ!'' İsimli Kitabın İncelenmesi

 BEN HERKESLE GİTMEM Kİ!

  5 yaş ve üstü çocuklarla istismardan korunma bilinci kazandırmaya yönelik çalışmalarda kullanabileceğiniz bu kitabın yazarı Dagmar Geisler. Türkçe ’ye çevirisini Gültekin Emre yapmış.



  Kitap kahramanımız Lu’nun ‘’ annesi ve babasına sormadan kimlerle gidebilir?’’ listesi ile başlıyor. Lu bu listedeki isimlerden başka hiç kimse ile hiçbir yere gidemez.

  Hesapta olmayan bir nedenden dolayı Lu okul çıkışı beklemek zorunda kalıyor. Beklerken onu evine götürmek isteyen insanlar oluyor ancak Lu onları reddediyor. Bazılarının isimlerini biliyor ancak bunun yeterli olmadığını düşünerek isteklerini reddediyor. Bazı kimselerin hakkında ise biraz daha bilgi sahibi ancak annesi ona beklemesini söylediği için yine onlarla gitmiyor. En son yakından tanıdığı Fips abisi geliyor. Onu çok iyi tanıyor. Listede de adı var ve annesi onun kendisini alacağını önceden söylemiş. O yüzden Fips abisiyle gidiyor.

  Kitapta bir kişinin sadece ismini bilmenin onu tanımak olmadığı mesajı veriliyor. Ayrıca hakkında daha çok bilgiye sahip olduğumuz kişilerle de ailemizin bilgisi ve izni olmadan gitmememiz gerektiğini de vurguluyor. Kahramanımız Lu ısrarcı kişilere karşı ‘HAYIR’’ diyebilmiştir. Çocuklarla çalışırken bu konuya da ayrıca değinilmesi gerektiğini düşünüyorum. Kitabın sonunda yer alan Lu’nun ki gibi ‘ Kimlerle Birlikte gidebilir?’  listesini her çocuğun ailesiyle birlikte oluşturmasının önemli olacağını düşünüyorum.

Psikolojik Danışman Şeyda KURTAY

ŞEYDA KURTAY- ''BOŞLUK'' İsimli Kitabın İncelenmesi

BOŞLUK

Hayatta yaşadığımız kayıplarla başa çıkabilmeyi, zorlukların üstesinden gelme gücümüzü ve hayattaki amacımızı bulmayı öğreten bir kitap...



  Kitabın yazarı Anna LLENAS aynı zamanda resimleyen de kendisi. Resmederken kolaj tekniğini kullanmış, oldukça farklı ve ilgi çekici olmuş. Herkes gibi normal, mutlu ve huzurlu bir hayatı olan Julia bir gün olağanüsütü bir durumla karşılaşıyor ve hayatı alt üst oluyor, Julia kocaman bir boşlukla kalıyor. Julia bu boşluğu doldurmaya, silmeye hatta saklamaya çalışıyor ancak boşluk gittikçe büyüyor. Bunun üzerine Julia boşluğu tıkamak için doğru tıkacı aramaya kara veriyor. Bir sürü yol deniyor, bazıları iyi geliyor ancak yeterli olmuyor. Doğru tıkacı bulmak için durmadan araştırıyor ama olmuyor. Tam pes ettiği noktada bir ses ona kendi içine bakmasını söylüyor. Sesi dinleyen Julia rengarenk, sihirli bir dünya ile karşılaşıyor. Onu yeniden hayata bağlayan renkler, melodiler ile hayata bağlanan Julia başkalarını da fark ediyor. Çevresine baktığında herkeste boşluklar olduğunu ve farklı şeylerle doldurduklarını görüyor.

 Hepimiz zaman zaman kayıplar yaşıyoruz. Hayatımızdan biri gidiyor, işimizi kaybediyoruz.  Bu kayıplar içimizde boşluklar oluşturuyor. Biz yetişkinler bu boşluklarla mücadele edebiliyoruz. Çocuklar için bunu anlamaları, sorgulamaları, çare bulmaları oldukça zor.

  Kitabın sonunda Julia yalnız olmadığını hissediyor. Çocuklar da bu kitabı okuduklarında bu hissi duyacaklar. Kendisiyle aynı duyguları paylaşan insanlar olduklarını düşünecekler.

                                                                            Psikolojik Danışman Şeyda KURTAY

 

ŞEYDA KURTAY- ''LİYO VE CESARETİNİ ARAYAN GEYİK'' Kitap İncelemesi

 Liyo ve Cesaretini Arayan Geyik

    Birçok çocuk korku ve endişeyi normal gelişimlerinin bir parçası olarak yaşarlar. Benzer çağlarda benzer korkular gösterirler.  Çocukların yürüme çağından itibaren ortaya çıkamaya başlar, çocuk büyüdükçe korkular da değişir. Hayvanlardan korkma, örümcekten, sudan, karanlıktan, doğaüstü varlıklardan…  Ergenlikle birlikte diğerlerinin onlar hakkında ne düşündüğü gibi konular önemli hale gelir.

  Birçok çocukluk çağı korkusunun koruyucu özelliği vardır. Bu nedenle normal ya da anormal olarak ayırmak güçtür. Bu konuda dikkat edilmesi gereken noktalardan biri yaşadığı endişenin çocuğunuzun yaşamında zorluk ya da kaçınma oluşturup oluşturmadığını belirlemektir. Örneğin çocuğun yapmayı sevdiği şeyleri engelleyebilir, okul yaşantısını etkileyebilir. Bir diğer nokta tüm çabalara rağmen çocuğun rahatlatılamaması, dikkatini korkusundan uzaklaştıramamasıdır.

 Tam bu noktada Asena Yurtsever’in yazdığı Hülya Ceylan’ın resimlediği  ‘’Liyo ve Cesaretini Arayan Geyik’’ isimli kitap imdadımıza yetişiyor. Kitapta; nesli tükenmiş olan Anadolu parsının gelip kendisine zarar vereceğinden kaygı duyan alageyik Ala’nın, bu kaygıyla arkadaşlarının desteğiyle başa çıkması işlenmiş.



  Ailesiyle orman ziyaretine çıkan Liyo ve ormandaki hayvanları konu alan kitaptaki olaylar  Liyo’nun ormanda heyecanla dolaşırken bilekliğni düşürmesi ile başlıyor.

  Ormanda mutlu bir yaşam süren kahramanlarımız  Oklu Yokyok, Acem Ceylanı Cem,  Ala geyik  Ala, Çizgili Baykuş İshak aynı zamanda çok iyi arkadaşlar. Ancak birgün yaşadığı bir olayla Ala’nın mutluluğu sona eriyor.

  Ala’nın korkuları ilk olarak arkadaşı Cem’in ona yaptığı bir şakayla başlıyor. Sonraki günlerde ala seslerden ve gölgelerden korkmaya başlıyor. Daha sonra nesli tükenmiş olan Anadolu parsı ile karşılaşmaktan endişe duyuyor. Artık çok sevdiği şeyleri yapmak istemeyen Ala oyun oynamayı bile bırakıyor. Ala’nın bu mutsuz ve tedirgin halleri arkadaşlarını çok üzüyor, düşünüp taşınıyorlar ve bir çözüm buluyorlar. Ala için hep birlikte bir hediye hazırlıyorlar. Her birinin verdiği boncuklardan oluşan bu kolye kahramanımıza çok iyi geliyor ve ona cesaret veriyor. Bu kolye ile cesaretli olduğu, kendisiyle gurur duyduğu, yardım ettiği, eğlendiği anları hatırlayan alageyik kaygılarından korkularından uzaklaşarak rahatlıyor.

  Kitabın sonunda, çocuklar için kitaptaki hediye kolyenin bir benzerini yapabileceği, duygularını keşfedebileceği bir güç bilekliği yapabilmesi için detaylı etkinlik hazırlığı verilmiş olması çok iyi.

  Ayrıca hikayede bahsi geçen hayvanlarla ilgili farkındalık oluşturacak bilgilere yer verilmiş olması da diğer bir artı yönü.

  Korku ve kaygılarla başa çıkma çalışılırken oldukça yaralı olacağını düşündüğüm bu kitap ayrıca çocuklarda  arkadaşlık, empati kurma, çözüm arama, sosyal beceriler gibi alanların gelişimini de desteklemektedir.

Psikolojik Danışman Şeyda KURTAY

29 Aralık 2020 Salı

ŞEYDA KURTAY - ''ZOR BALIK'' İsimli Kitabın İncelenmesi

 ZOR BALIK

"Zor Balık". Uzman Klinik Psikolog Büşra Tarçalır Erol´un yazıp, Uğur Altun´un resimlediği harika bir kitap. Kullanılan renkler ve muhteşem çizimler hikayeyle bütünleşmiş.


  Zorbalığın güç gösterisi olmadığını, güçlü olmanın fiziksel bir göstergeden ötesinin olduğunu anlatan bu resimli çocuk kitabı vermek istenilen mesajı okuyucuya çok güzel bir dille sunmaktadır.

   Konumuz aslında isimde saklı "zorbalık" .Hikayemiz zorbalık kavramının bir balıkta vücut bulmuş hali. Güçlü olmak, güçlü görünmek isteyen bir balık ve kendini daha da güçlü hissetmek uğruna kırdığı kalpler... Zor Balık´a "güçlü" olmanın başkalarına eziyet etmek demek olmadığını öğretecek olan ise bir kedi...

   Zor Balık, ismini hak edecek ne varsa yapan bir zorba. Güç gösterisi yapmada, kalp kırmada, alay etmede ondan iyisi yok. Başkalarının üzüntüsünden ve çaresizliğinden beslenmekten âdeta keyif alıyor. Güçlü olmak onun için önemli. Çünkü böylece hak ettiği saygıyı göreceğini düşünüyor. Onun zorbalığına maruz kalan diğer balıklar ise her yolu deniyorlar. Uyarmak, kızmak, neden böyle davrandığını sorup onu anlamaya çalışmak ve sonunda onu yalnız bırakmak… Ancak yalnız bırakılmak ve dışlanmak Zor Balık’ın daha da öfkelenmesine neden oluyor. Ta ki günün birinde bir balıkçının kovasına hapsolana kadar. Kendini bir teknede, dev gibi bir kedinin burnunun dibinde bulan Zor Balık “İşte gerçek güç diye ben buna derim,” diyor ve tir tir titriyor. Zorbalığı ondan iyi kim bilecek?

  Başına geleceklere hazırlanıyor ama o da ne? Kedinin bu küçük balığa zorbalık etmek gibi bir niyeti yok ki!

   Güçlü olan zayıf olanı ezmeli mi? Birinin kendini diğerlerine kabul ettirmesinin yolu, güç gösterisi ve zorbalık mı olmalı? Kişiyi zorbalık etmeye iten nedenler nedir? Bu soru listesi uzayıp gider. Zor Balık, zorbalık üzerine konuşulabilecek pek çok kapı açıyor bize. Yazar, kitabın sonunda “Zorbalık ne demektir?” başlıklı bir yazı da kaleme almış. Zorbalığın tanımıyla başlayan yazıda çocukları “zorba” ve “mağdur” olarak tanımlamak yerine “zorbaca davranan ve “zorbalığa maruz kalan” ifadelerini kullanmanın daha doğru olacağı belirtilmiş. Zorbalıkla karşılaşıldığında atılacak adımları ve ne tür davranışlarını benimsemek gerektiğini de   belirten Tarçalır Erol’un yazısı, ebeveynler ve öğretmenler için hayli yol gösterici…

   Zorbalığa uğrayan, zorbalık yapan ya da bu tür durumlarla karşılaştığında ne yapacağını bilmesini istediğimiz tüm çocuklara okunmalı.

                                                                                    Psikolojik Danışman Şeyda KURTAY



ŞEYDA KURTAY- ''ÖNCE HAYAL'' Kitap İncelemesi

-Önce Hayal-

Çocuklar kadar yetişkinlerin de severek  okuyacağı, Zeynep Özatalay tarafından resimlenen bir Judith Malika Liberman kitabı.


       Kitabın ana karakteri Jozef, herkesin terzi olduğu bir ailede doğmuş. Zaman geçiyor, büyüyor ve o da bir terzi oluyor. Jozef, babasının tavsiyesine uyarak terziliği bir zanaat olarak değil bir sanat olarak görüyor ve müşterileri tarafından çok seviliyor. Gelin görün ki kendisine kıyafet diktirmeye gelen herkesi mutlu eden bir sanatçıyken, bir gün kendi kıyafetlerinin eskidiğini fark ediyor. Kendisi için de bir kıyafet dikmeye karar veriyor. Dedesinin eski sandığını açıyor ve hayal dünyası sonuna dek aralanıyor. Bu hayal rengarenk kumaşlardan bir paltoya dönüşüyor, sonra eskiyince ondan vazgeçemediği için paltodan ceket yapıyor, ceketten sonra dönüşüm devam ediyor.

      Hayal kurmak her şeyin başlangıcı ancak bazen kendimizi eskimiş bir hayalin içinde hapsolmuş bulabiliyoruz. Hayallerimizin evrimleşmesine izin vermemiz gerek.

       Sayfalar arasında babasının küçükken kendisine söylediği şarkıyı sık sık tekrar ederek hem kendi hayallerinin peşinden gidiyor hem de okuyucularını hayal kurmaya teşvik ediyor:

⠀     Kitabın çizimleri de oldukça başarılı. Çocuklar için ilgi çekici ve Jozef’in hayalleri gibi rengârenk. Kitabın sonunda “İleri dönüşüm yapalım mı?” başlığı altında, çocuklar için kolayca anlaşılır şekilde yazılmış ve resimlendirilmiş bir “kendin yap” önerisi de var. Ayrıca kitabın arka kapağında, masalı kitabın yazarı Judith Malika Liberman’ın sesinden dinleyebileceğiniz bir karekod yer alıyor.

      Hayal kurmanın, mesleğini sevgiyle yapmanın, aile bağının ve ileri dönüşümün önemini anlatan sıcacık bir kitap. Çocuklarla çalışırken hep birlikte keyif alarak hayal gücü ve yaratıcılık gelişimini destekleyebileceğiniz yardımcı bir kaynak.

 5 yaş üstü çocuklara tavsiye olsun. Hayal kurmayı seven yetişkinler de okusun.

                                                                                                  Psikolojik Danışman Şeyda KURTAY 

 



28 Aralık 2020 Pazartesi

 NİHAL BALTACI FATİH İLKOKULU

BOZDOĞAN /AYDIN


Velilerimize projemizin tanıtımı yapılıp, projemizde çalışacağımız kitaplar ve etkinliklerle ilgili bilgi verilmiştir.







 NİHAL BALTACI FATİH İLKOKULU

BOZDOĞAN/AYDIN


Projemiz kapsamında hazırladığımız okul tanıtım videomuz.. iyi seyirler :)





27 Aralık 2020 Pazar

Elveda Bay Muffin Kitabının İncelenmesi-Sevil EROL-Ahmet Mithat Efendi İlkokulu



ELVEDA BAY MUFFİN KİTABININ İNCELENMESİ

 

Elveda Bay Muffin Ulf NİLSON’un Can Çocuk Yayınlarından çıkan kitabı. Kitapta kahramanımız Bay Muffin evcil bir faredir, ve yaşlanmıştır. Bay Muffin'in hastalanması, ölümü ve sonrasında yaşananlar ile çocuklara ölüm ve yas kavramını en naif şekliyle anlatmaktadır.  


Sevil EROL

Psikolojik Danışman


EBRU KAHRAMAN / Liyo ve Cesareti Arayan Geyik Kitap İncelemesi

 

Liyo ve Cesareti Arayan Geyik adlı kitabımız çocuklarda korku ve kaygı temasını ele almaktadır. Asena YURTSEVER' in yazdığı bu kitabın en dikkat çekici noktası tüm karakterlerin nesli tükenmekte olan hayvanlar olmasıdır. Çocuklar kimi zaman gerçek var olan sebeplerden, kimi zaman da hayali sebeplerle korku-kaygı duygusu yaşayabilmektedirler. Çocukların yaşadığı bu duygular tıpkı kitaptaki Ala gibi kaçınma davranışına yol açabilmektedir. Bu duygular malesef ki ileri boyutlara taşındığında çocukların hayatını sınırlandırmakta, kaygılarını her alana yansıtmalarına sebep olmaktadır. İşte bu kitabın en güzel yanı ana karakterin arkadaşlarının yardımı ile bu duygularla başa çıkabilmesidir. Ala'nın arkadaşları onu bu durumdan kurtarmak için sürekli kafa yorarlar ve en sonunda ona bir bileklik hediye ederler. Ama bu bilekliğin bir özelliği var, her bir boncuk Ala'nın geçmişte başardıklarını temsil eder. Bileklik sayesinde aslında güçlü olduğunun yeniden farkına varan ala artık eskidi gibi korkmaz :)))

ÇOCUKLARA AÇILAN SAYFALAR PROJESİ KİTAP DEĞERLENDİRMELERİ

 

ÖNCE HAYAL

Kitabı elimize aldığımızda kapağından itibaren rengârenk bir dünyanın kapıları aralanıyor bize. Renklerin sayfalar arasında birbiriyle dans ettiği kitabımız aynı zamanda şarkılı bir çocuk masalı. Böylelikle okurlarına hem görsel hem işitsel olarak oldukça keyif veriyor. Adından da anlaşıldığı üzere çocukların hayal etme yaratıcılık yönlerine vurgu yapıyor. Çocukların her zaman hayalleri vardır. Bazen uzaya giden bir astronottur çocuk, bazen engin denizlerde korsanlarla mücadele eden bir geminin kaptanı. Bazen gökyüzündeki uçağın pilotu, bazen kaçan hırsızları anında yakalayan bir polistir çocuk. Zaman geçtikçe çevrenin de etkisiyle hayallerinden uzaklaşır, vazgeçer çocuk. İşte kitapta çocuklara verilen en önemli mesaj da bu. Jozef kaç yaşına gelirse gelsin hep hayal etti ve hep yeni bir şey üretti. Hayal etmekten hiç vazgeçmedi ve en sonunda hayalleri nesilden nesile dolaşan bir hikâyeye dönüştü. Böylece hayali sonsuza dek yaşadı. Hayal kurmanın yanında aynı zamanda çocuklara tutumlu olma mesajı da veriyor. Çünkü karakterimiz Jozef kıyafeti eskimesine rağmen onu hiçbir zaman atmıyor ve eskiden yeni bir şeyler üretiyor. Üretirken de hayal ediyor. Kitapta olay örgüsüne baktığımız zaman Josef’in kıyafetinin eskimesi ve yeni bir kıyafet dikmesi hep hayatının dönüm noktalarına denk geliyor. Jozef’in evlenmesi, çocuklarının olması, çocuklarının büyümesi, Jozef’in yaşlanması gibi. Burada da yine hayatımızın dönüm noktalarında almamız gereken yeni kararlar olduğu, hayatımıza yön verecek yeni hayaller kurup yeni rotalar çizmemiz gerektiği yönünde bir mesaj olduğunu söyleyebilirim. Ancak bu biraz da yetişkinlerin yönlendirmesiyle bulunabilecek bir mesaj. Kitabın sonunda Jozef elinde hayalindan son kalan parçalar olan düğmeleri de kaybediyor. Bu kısım ile bundan sonraki kısım arasındaki bağlantı yetişkinler tarafından çok iyi kurulmalı. Aksi halde çocukta hayal ve yaratıcılık yerine hüzün ve umutsuzluk duyguları oluşabilir. Kitabın sonunda hayalle ilgili verilen mesaj çocuğa açıklanıp vurgulanmalıdır.


BOŞLUK

Hayatında her şey yolunda giderken bir gün ansızın hayatındaki güzelliklerin yok olup kocaman bir boşlukla baş başa kalan küçük Julia’ nın hikâyesi… Hayatımız iniş çıkışlarla doludur, hiçbir zaman düz bir yoldan ibaret değildir, zorlukla baş etmemiz gerekir çoğu zaman ve bazen de kayıplarla. Bu sevdiğimiz birinin kaybı olabilir, gelir kaybı, iş kaybı, sağlığın kaybı da olabilir. Çocukların bu tür durumlarda verdiği tepkiler ve baş etme durumları yetişkinlerinkinden farklıdır. Bu kitapta da bir çocuk hayatında bir kayıp yaşayıp boşluğa düştüğünde neler hisseder, neler yapar, boşluğu nasıl kapatmaya çalışır, içindeki boşluğu nelerle tıkamaya çalışır, tıkaçlar arasında iyi tıkaçlar olabileceği gibi tehlikeli ve zarar verecek tıkaçlar da olabilir. Kitap aynı zamanda çocuğu bu tehlikeli tıkaçlara karşı da uyarmaktadır. Tüm bunları yaparken yazar her sayfaya bir cümlelik bir metin koyup diğer anlatmak istediklerini görsellerle ifade etmiştir. Metinden çok görsel ağırlıklı bir kitaptır ve bu yüzden görselleri çok kuvvetli, ustaca çizilmiştir. En sonunda verilen mesaj ise çok anlamlı ve güzeldir. “Boşluğu doldurup yok etmek için ihtiyaç duyduğumuz asıl şey kendi içimizdedir.” Bu boşluklar ise kendi içimizdeki gücü görmek, baş etme potansiyelimizi keşfetmek için birer vesiledir aslında. Çünkü Julia anlar ki yaşadığı bu boşluk sadece küçülür, hiçbir zaman yok olmaz. Aynı zamanda diğer insanların da boşluklarla yaşadığını anlar Julia. Kitap her ne kadar bir çocuk masalı olsa da yetişkinlerin de kitaptan çıkarması gereken dersler vardır. Biz yetişkinler de hayatımızda kayıplar yaşadığımızda ne yapacağımızı bilemeyiz ve çoğu zaman Julia gibi yanlış tıkaçlar kullanabiliriz. Yaşadığımız bu tür durumların üstesinden gelmek için ihtiyaç duyduğumuz gücün kendi içimizde olduğunu da unuturuz. Israrla boşluğu kapatmaya çalışırız oysa yapmamız gereken o boşlukla yaşamayı öğrenmektir, boşluğumuzdan beslenebilmektir. Eğer bunu başarabilirsek tıpkı kitapta olduğu gibi o boşluktan bize kendimizi iyi hissettirecek şeyler çıkar. Kitapta verilen her mesaj hem çocuklara hem yetişkinlere yöneliktir. Çocuklarla işlenirken kitap sadece okunup, resimleri gösterilip geçilmemeli; mutlaka detaylandırılmalı ve üzerinde konuşulmalıdır.


KUŞ YUVASI SAÇLI KIZ VE HUGUFTU

Bireysel farklılıklar konusunda çocukların okuyabileceği, bizim onlara okuyabileceğimiz çok güzel bir kitap. Diğer kuşlardan farlı öten bir küçük kumru kuşu Huguftu ile, Huguftu’ nun her ötüşünde pencereye çıkan arkadaşı kuş yuvası saçlı kızın hikayesi. Huguftu diğer kuşlar gibi ötemez, farklı ötüşünden dolayı ona bu isim takılmıştır. Herkes onun diğerleri gibi ötmesini istiyordu, kendisi de… Hatta bunun için okula gidiyordu, Huguftu çok uğraştı, çabaladı ve en sonunda diğerleri gibi ötebilmeyi başardı. İlk iş olarak penceredeki arkadaşına koştu, onun çatısına kondu. Güzel ötüşünü ona göstermek istiyordu ama işler istediği gibi gitmedi. Bu yeni ötüşüne arkadaşı pencereye çıkmadı. Huguftu bu duruma çok üzüldü, üzüntü ve heyecandan öğrendiği ötüşü unuttu ve elinde olmayarak tekrar eskisi gibi ötmeye başladı. Huguftu gibi… Sonra bir de baktı ki arkadaşı pencerede gülen gözlerle ona bakıyor. Huguftu anladı ki sadece kendisi gibi öttüğünde arkadaşı onu tanıyor ve pencereye çıkıyor. Huguftu artık diğer kuşlar gibi ötmeyi de biliyordu ancak arkadaşına hep eskisi gibi ötmeye devam etti. Farklılıklarımız bizi biz yapan özelliklerimizdir. Hem kendi farklılıklarımızın farkında olmalı hem de diğer bireylerin farklılıklarının farkında olup saygı duymalıyız. Okullarda yüzlerce öğrencinin aynı çatı altında olduğunu düşünürsek bazen öğrenciler bu farklılıkları zorbalık malzemesi haline getirip alay konusu yapabiliyorlar. Çocukların bireysel farklılıkların değerini anlaması için güzel bir çocuk kitabı. Öğretmen rehberliğinde etkinlikle beraber işlenirse, öğrencilerdeki farklılıklar da örnek olarak kullanılırsa daha da faydalı olacaktır.


BEN HERKESLE GİTMEM Kİ!

Kitabın ana konusu çocuk istismarını önleyici bilgileri sunmaktır. Çocukların istismara uğrama oranı maalesef Türkiye’ de ve dünyada çok fazladır. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki çocukları istismar edenlerin çoğu tanıdık kişilerdir. Bu konu hakkında çocuğa ebeveynleri ve öğretmenleri bilgilendirme yapmalıdır ancak çoğu anne baba bu konuda çocuğa nasıl bilgi vereceğini onu nasıl uyaracağını bilememektedir. Bazı anne babalar bu tür önleyici bilgiler hakkında çocukla hiç konuşmadığı gibi bazı anne babalar ise çocuğu korkutacak, endişelendirecek, çocuğun diğer insanlara olan güvenini kıracak şekilde konuşmaktadır. Çocuklarımızı istismardan koruyacak bilgileri onlara sunmak için bu ve benzeri kitaplar çok güzel araçlardır. Hem ebeveynleri hem de çocukları yönlendirmektedir. Çocuk istismarcılarının çocuğun yakın çevresinden olabileceği ve bu kişilerin çoğu zaman hiç tahmin edilemeyeceği asla unutulmamalıdır. Çocuğun kimlerle nereye gidebileceği çok net olarak belirlenmelidir. Bunun için de kitabın en sonunda çocuğun kimlerle gidebileceğine dair bir liste yer almaktadır. Bu liste de kitap incelendikten sonra ebeveyn ve çocukla beraber doldurulmalıdır, çocuğun kimlerle gidebileceği konusunda konuşulmalıdır. Kitapta benim en çok dikkatimi çeken nokta dış görünüşe yapılan vurgudur. Dış görünüş, yaş, cinsiyet gibi etmenler çoğu zaman yanıltıcıdır. Kitabın en sonunda Lu’ nun beraber gittiği Fips abisi dış görünün olarak farklı kategorisine koyabileceğimiz biridir. Fakat Lu onunla gitti çünkü annesi ile daha önce bu konuda konuşmuş, annesi Fips ile gitmesini söylemişti. İşte bu nedenle ebeveynler tarafından bu konudaki bilgiler çocuğa çok net olarak ancak çocuğun güven duygusu incitilmeden verilmelidir. Bu kitapta istismar konusunda çocuğa bilgi verilmesi için tek bir yöne dikkat çekilmiştir o da çocuğun kimlerle gidebileceğidir. Oysa istismarın farklı boyutları da vardır. Çocuğun özel bölgeleri, kimlerin buralara nasıl ne zaman dokunabileceği, çocuk istismara maruz kaldığında ne yapacağı, kimlerle paylaşacağı gibi konular da mutlaka çocuklarla paylaşılmalıdır.


 

ZOR BALIK

Uzman Klinik Psikolog Büşra Tarçalır Erol´un yazıp, Uğur Altun´un resimlediği kitap, okullarımızda sıkça karşılaştığımız zorbalık konusunu ele almakta ve konuyu balıklar üzerinden anlatmakta. Balıklar üzerinden, asıl gücün başkalarını ezmek olmadığı mesajını çok güzel vermekte.

Zor Balık arkadaşları ile sürekli alay eden, dalga geçen, onların farklı özelliklerini alay konusu haline getiren bir balıktır. Diğer balıklar arasında güçlü kalabilmek için böyle davranması gerektiğine inanmaktadır. Arkadaşları türlü yollar deneyip ona dur demek isteseler de başarılı olamazlar. En sonunda ondan uzaklaşıp onu yalnız bırakma kararı alırlar. Derken Zor Balık bir gün yalnız başına suda yüzerken yolunu şaşırır ve bir balıkçının kovasında bulur kendini. Dengesini şaşırır ve korkar. Sadece bununla da kalmaz kovanın içindeyken kocaman gözlerle kendisini seyreden bir kedi ile göz göze gelir. Kedi onu bir lokmada yutacak güce sahip olduğu için korkusu gittikçe katlanır ama kedi ona zarar vermek yerine ona çok güzel bir ders verir. “Yapayalnız olduktan sonra güçlü olmanın ne önemi var?” der. Kedinin kendisine zarar vermemesine hayret eder Zor Balık. Kedi bununla da kalmaz ve onu geri denize atar, yeniden evine gönderir. Zor Balık’ın başından geçen bu tehlikeli yolculuk onu başka biri yapar. Kedi ona gereken dersi vermiştir. Böylece Zor Balık arkadaşları ile artık daha iyi geçinir.

Kitabı öğrencilerle işlerken zorba-mağdur-seyirci kavramlarının tanımı ve rolleriyle de birleştirme yaptığımız zaman oldukça yararlı olacaktır.

Psikolojik Danışman

EBRU KAHRAMAN

 


EBRU KAHRAMAN "BEN HERKESLE GİTMEM Kİ" KİTAP İNCELEMESİ

 

BEN HERKESLE GİTMEM Kİ!

Kitabın ana konusu çocuk istismarını önleyici bilgileri sunmaktır. Çocukların istismara uğrama oranı maalesef Türkiye’ de ve dünyada çok fazladır. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki çocukları istismar edenlerin çoğu tanıdık kişilerdir. Bu konu hakkında çocuğa ebeveynleri ve öğretmenleri bilgilendirme yapmalıdır ancak çoğu anne baba bu konuda çocuğa nasıl bilgi vereceğini onu nasıl uyaracağını bilememektedir. Bazı anne babalar bu tür önleyici bilgiler hakkında çocukla hiç konuşmadığı gibi bazı anne babalar ise çocuğu korkutacak, endişelendirecek, çocuğun diğer insanlara olan güvenini kıracak şekilde konuşmaktadır. Çocuklarımızı istismardan koruyacak bilgileri onlara sunmak için bu ve benzeri kitaplar çok güzel araçlardır. Hem ebeveynleri hem de çocukları yönlendirmektedir. Çocuk istismarcılarının çocuğun yakın çevresinden olabileceği ve bu kişilerin çoğu zaman hiç tahmin edilemeyeceği asla unutulmamalıdır. Çocuğun kimlerle nereye gidebileceği çok net olarak belirlenmelidir. Bunun için de kitabın en sonunda çocuğun kimlerle gidebileceğine dair bir liste yer almaktadır. Bu liste de kitap incelendikten sonra ebeveyn ve çocukla beraber doldurulmalıdır, çocuğun kimlerle gidebileceği konusunda konuşulmalıdır. Kitapta benim en çok dikkatimi çeken nokta dış görünüşe yapılan vurgudur. Dış görünüş, yaş, cinsiyet gibi etmenler çoğu zaman yanıltıcıdır. Kitabın en sonunda Lu’ nun beraber gittiği Fips abisi dış görünün olarak farklı kategorisine koyabileceğimiz biridir. Fakat Lu onunla gitti çünkü annesi ile daha önce bu konuda konuşmuş, annesi Fips ile gitmesini söylemişti. İşte bu nedenle ebeveynler tarafından bu konudaki bilgiler çocuğa çok net olarak ancak çocuğun güven duygusu incitilmeden verilmelidir. Bu kitapta istismar konusunda çocuğa bilgi verilmesi için tek bir yöne dikkat çekilmiştir o da çocuğun kimlerle gidebileceğidir. Oysa istismarın farklı boyutları da vardır. Çocuğun özel bölgeleri, kimlerin buralara nasıl ne zaman dokunabileceği, çocuk istismara maruz kaldığında ne yapacağı, kimlerle paylaşacağı gibi konular da mutlaka çocuklarla paylaşılmalıdır.


EBRU KAHRAMAN "KUIŞ YUVASI SAÇLI KIZ VE HUGUFTU" KİTAP İNCELEMESİ

 

KUŞ YUVASI SAÇLI KIZ VE HUGUFTU

Bireysel farklılıklar konusunda çocukların okuyabileceği, bizim onlara okuyabileceğimiz çok güzel bir kitap. Diğer kuşlardan farlı öten bir küçük kumru kuşu Huguftu ile, Huguftu’ nun her ötüşünde pencereye çıkan arkadaşı kuş yuvası saçlı kızın hikayesi. Huguftu diğer kuşlar gibi ötemez, farklı ötüşünden dolayı ona bu isim takılmıştır. Herkes onun diğerleri gibi ötmesini istiyordu, kendisi de… Hatta bunun için okula gidiyordu, Huguftu çok uğraştı, çabaladı ve en sonunda diğerleri gibi ötebilmeyi başardı. İlk iş olarak penceredeki arkadaşına koştu, onun çatısına kondu. Güzel ötüşünü ona göstermek istiyordu ama işler istediği gibi gitmedi. Bu yeni ötüşüne arkadaşı pencereye çıkmadı. Huguftu bu duruma çok üzüldü, üzüntü ve heyecandan öğrendiği ötüşü unuttu ve elinde olmayarak tekrar eskisi gibi ötmeye başladı. Huguftu gibi… Sonra bir de baktı ki arkadaşı pencerede gülen gözlerle ona bakıyor. Huguftu anladı ki sadece kendisi gibi öttüğünde arkadaşı onu tanıyor ve pencereye çıkıyor. Huguftu artık diğer kuşlar gibi ötmeyi de biliyordu ancak arkadaşına hep eskisi gibi ötmeye devam etti. Farklılıklarımız bizi biz yapan özelliklerimizdir. Hem kendi farklılıklarımızın farkında olmalı hem de diğer bireylerin farklılıklarının farkında olup saygı duymalıyız. Okullarda yüzlerce öğrencinin aynı çatı altında olduğunu düşünürsek bazen öğrenciler bu farklılıkları zorbalık malzemesi haline getirip alay konusu yapabiliyorlar. Çocukların bireysel farklılıkların değerini anlaması için güzel bir çocuk kitabı. Öğretmen rehberliğinde etkinlikle beraber işlenirse, öğrencilerdeki farklılıklar da örnek olarak kullanılırsa daha da faydalı olacaktır.

EBRU KAHRAMAN ELVEDA BAY MUFFİN KİTAP İNCELEMESİ



ELVEDA BAY MUFFİN

Kitabımız ebeveynler için ve hatta zaman zaman öğretmenler için çocuğa açıklanması ve anlatılması zor olan ölüm ve yas konusunu ele almaktadır. Bunu da bir deney faresi üzerinden anlatmaktadır. Okul öncesi dönemde ölüm kavramı çocuklar için tam anlaşılır değildir henüz. Ölüm daha çok onlar için uykuyu anımsatmaktadır ve ölen kişinin bir gün çıkıp geleceğine yönelik düşünceler de ortaya çıkabilir. İlkokul döneminde ise ölüm kavramı çocuklar için daha anlaşılır hale gelir, ölümün kaçınılmaz ve evrensel olduğu çocuklar tarafından kavranır. Kitap sadece Bay Muffin’in ölümünü ele almakla da kalmayıp ölüm sonrası ritüellerine de yer veriyor. Ölüm sonrası ritüelleri her kültürde farklılık gösterse de çocuğun durumu anlaması için yapılmalı ve çocuk belli oranda bu ritüellere katılmalıdır.


 

BOŞLUK

Hayatında her şey yolunda giderken bir gün ansızın hayatındaki güzelliklerin yok olup kocaman bir boşlukla baş başa kalan küçük Julia’ nın hikâyesi… Hayatımız iniş çıkışlarla doludur, hiçbir zaman düz bir yoldan ibaret değildir, zorlukla baş etmemiz gerekir çoğu zaman ve bazen de kayıplarla. Bu sevdiğimiz birinin kaybı olabilir, gelir kaybı, iş kaybı, sağlığın kaybı da olabilir. Çocukların bu tür durumlarda verdiği tepkiler ve baş etme durumları yetişkinlerinkinden farklıdır. Bu kitapta da bir çocuk hayatında bir kayıp yaşayıp boşluğa düştüğünde neler hisseder, neler yapar, boşluğu nasıl kapatmaya çalışır, içindeki boşluğu nelerle tıkamaya çalışır, tıkaçlar arasında iyi tıkaçlar olabileceği gibi tehlikeli ve zarar verecek tıkaçlar da olabilir. Kitap aynı zamanda çocuğu bu tehlikeli tıkaçlara karşı da uyarmaktadır. Tüm bunları yaparken yazar her sayfaya bir cümlelik bir metin koyup diğer anlatmak istediklerini görsellerle ifade etmiştir. Metinden çok görsel ağırlıklı bir kitaptır ve bu yüzden görselleri çok kuvvetli, ustaca çizilmiştir. En sonunda verilen mesaj ise çok anlamlı ve güzeldir. “Boşluğu doldurup yok etmek için ihtiyaç duyduğumuz asıl şey kendi içimizdedir.” Bu boşluklar ise kendi içimizdeki gücü görmek, baş etme potansiyelimizi keşfetmek için birer vesiledir aslında. Çünkü Julia anlar ki yaşadığı bu boşluk sadece küçülür, hiçbir zaman yok olmaz. Aynı zamanda diğer insanların da boşluklarla yaşadığını anlar Julia. Kitap her ne kadar bir çocuk masalı olsa da yetişkinlerin de kitaptan çıkarması gereken dersler vardır. Biz yetişkinler de hayatımızda kayıplar yaşadığımızda ne yapacağımızı bilemeyiz ve çoğu zaman Julia gibi yanlış tıkaçlar kullanabiliriz. Yaşadığımız bu tür durumların üstesinden gelmek için ihtiyaç duyduğumuz gücün kendi içimizde olduğunu da unuturuz. Israrla boşluğu kapatmaya çalışırız oysa yapmamız gereken o boşlukla yaşamayı öğrenmektir, boşluğumuzdan beslenebilmektir. Eğer bunu başarabilirsek tıpkı kitapta olduğu gibi o boşluktan bize kendimizi iyi hissettirecek şeyler çıkar. Kitapta verilen her mesaj hem çocuklara hem yetişkinlere yöneliktir. Çocuklarla işlenirken kitap sadece okunup, resimleri gösterilip geçilmemeli; mutlaka detaylandırılmalı ve üzerinde konuşulmalıdır.

EBRU KAHRAMAN ÖNCE HAYAL KİTAP DEĞERLENDİRMESİ

ÖNCE HAYAL

Kitabı elimize aldığımızda kapağından itibaren rengârenk bir dünyanın kapıları aralanıyor bize. Renklerin sayfalar arasında birbiriyle dans ettiği kitabımız aynı zamanda şarkılı bir çocuk masalı. Böylelikle okurlarına hem görsel hem işitsel olarak oldukça keyif veriyor. Adından da anlaşıldığı üzere çocukların hayal etme yaratıcılık yönlerine vurgu yapıyor. Çocukların her zaman hayalleri vardır. Bazen uzaya giden bir astronottur çocuk, bazen engin denizlerde korsanlarla mücadele eden bir geminin kaptanı. Bazen gökyüzündeki uçağın pilotu, bazen kaçan hırsızları anında yakalayan bir polistir çocuk. Zaman geçtikçe çevrenin de etkisiyle hayallerinden uzaklaşır, vazgeçer çocuk. İşte kitapta çocuklara verilen en önemli mesaj da bu. Jozef kaç yaşına gelirse gelsin hep hayal etti ve hep yeni bir şey üretti. Hayal etmekten hiç vazgeçmedi ve en sonunda hayalleri nesilden nesile dolaşan bir hikâyeye dönüştü. Böylece hayali sonsuza dek yaşadı. Hayal kurmanın yanında aynı zamanda çocuklara tutumlu olma mesajı da veriyor. Çünkü karakterimiz Jozef kıyafeti eskimesine rağmen onu hiçbir zaman atmıyor ve eskiden yeni bir şeyler üretiyor. Üretirken de hayal ediyor. Kitapta olay örgüsüne baktığımız zaman Josef’in kıyafetinin eskimesi ve yeni bir kıyafet dikmesi hep hayatının dönüm noktalarına denk geliyor. Jozef’in evlenmesi, çocuklarının olması, çocuklarının büyümesi, Jozef’in yaşlanması gibi. Burada da yine hayatımızın dönüm noktalarında almamız gereken yeni kararlar olduğu, hayatımıza yön verecek yeni hayaller kurup yeni rotalar çizmemiz gerektiği yönünde bir mesaj olduğunu söyleyebilirim. Ancak bu biraz da yetişkinlerin yönlendirmesiyle bulunabilecek bir mesaj. Kitabın sonunda Jozef elinde hayalindan son kalan parçalar olan düğmeleri de kaybediyor. Bu kısım ile bundan sonraki kısım arasındaki bağlantı yetişkinler tarafından çok iyi kurulmalı. Aksi halde çocukta hayal ve yaratıcılık yerine hüzün ve umutsuzluk duyguları oluşabilir. Kitabın sonunda hayalle ilgili verilen mesaj çocuğa açıklanıp vurgulanmalıdır.

Liyo ve Cesareti Arayan Geyik Kitabının İncelenmesi-Sevil EROL-Ahmet Mithat Efendi İlkokulu

 


LİYO VE CESARETİ ARAYAN GEYİK KİTABININ İNCELENMESİ

 

Liyo ve Cesareti Arayan Geyik Psikolog Asena Yurtsever’in Anya yayınevinden çıkan kitabı. Kitabımız çocukların kaygı ve korku duygularıyla başetme becerileri geiliştirmeleri üzerine yazılmıştır.  Ayrıca korku ve kaygı duyan kişilere nasıl yardımcı olabileceğimizi de anlatmaktadır. Kahramanımız ala geyik korku duygusu yaşamaya başladığını arkadaşlarına söyler ve arkadaşları onun güçlü yönlerini ona hatırlatarak bu duygusuyla nasıl başedebileceğini anlatır. Kitapta ayrıca güç bilekliği oluşturma etkinliği de yer almakta.

Sevil EROL

Psikolojik Danışman

26 Aralık 2020 Cumartesi

Ben Herkesle Gitmem ki Kitabının İncelenmesi-Sevil EROL-Ahmet Mithat Efendi İlkokulu

 



 

BEN HERKESLE GİTMEM Kİ KİTABININ İNCELENMESİ

Ben Herkesle Gitmem Ki, Dagmar Geisler ‘in Gergedan yayınlarından çıkan 5 yaş ve üzeri için istismardan korunma bilinci geliştirmeye yardımcı masal kitabı.  Ayrıca kitabın içinde kahramanımız Lu’nun listesinde çocukların ailesinin haberi olmadan kimlerle bir yere gidebileceğinin listesinin bulunması çocuklara bu konuda farkındalık kazandırılmasını sağlıyor. Ayrıca bunun için okurlara da bir sayfa ayrılmış durumda. Kitap çocuklara bu konuda bilinç kazandırırken güven duygusunu zedelememeye ayrı önem veriyor ve bunun için de mizahı ihmal etmiyor.


Sevil EROL

Psikolojik Danışman

Kuş Yuvası Saçlı Kız ve Huguftu Kitabının İncelenmesi-Sevil EROL-Ahmet Mithat Efendi İlkokulu


KUŞ YUVASI SAÇLI KIZ VE HUGUFTU KİTABININ İNCELENMESİ

Kuş yuvası saçlı kız ve Huguftu, yazar Nalan Akduman’ın Nobel Çocuk yayınlarından çıkan masal kitabı. Huguftu ötüşüyle arkadaşlarından farklı olan bir kuştur. Herkes onun diğerleri gibi ötmesini beklerken Kuş yuvası saçlı kız onu olduğu gibi kabul eder ve arkadaşlıkları böyle başlar.. Kitapta bireysel farklılıklara saygı ve kendini kabul konuları ele alınmıştır.

Sevil EROL

Psikolojik Danışman
 

25 Aralık 2020 Cuma

 NİHAL BALTACI-FATİH İLKOKULU

BOZDOĞAN/AYDIN


ARALIK AYI DEĞERLENDİRME  WEBİNARIMIZI

 GERÇEKLEŞTİRDİK.




 




NİHAL BALTACI -FATİH İLKOKULU

BOZDOĞAN/AYDIN


ARALIK AYI ÇALIŞMALARIMIZI DEĞERLENDİRİP, PANDEMİ SÜRECİNE GÖRE ÇALIŞMALARIMIZI YENİDEN PLANLADIK. 




Zor Balık Kitabının İncelenmesi-Sevil EROL-Ahmet Mithat Efendi İlkokulu

 

 

ZOR BALIK KİTABININ İNCELENMESİ



Zor Balık kitabı Psikolog Büşra Tarçalır Erol’un Redhouse Kidz yayınlarından çıkan kitabı. Kitapta kahramanımız Zor Balık Çevresiyle alay ederek kendini güçlü hisseden bir balıktır, karşısındakilerin hislerine önem vermez ve güçlü olmanın tek yolunun bu olduğunu zanneder. Ta ki Tırmık ile tanışana kadar..  Kitabımız çocuklara zorbalık kavramını, türlerini, zorbalık karşısında yapılması gerekenleri ve güçlü olmanın farklı yollarının olduğunu anlatıyor.

 

Sevil EROL

                                                                                                                  Psikolojik Danışman

Önce Hayal Kitabının İncelenmesi-Sevil EROL-Ahmet Mithat Efendi İlkokulu

 



ÖNCE HAYAL KİTABININ İNCELENMESİ  

Önce Hayal, Judith Malika LİBERMAN’ın Redhouse Kidz yayınlarından çıkmış şarkılı bir masal kitabı. Kitapta ana kahramanımız Jozef’in terzi ailesinde büyümesiyle kendisinin de hayal kurarak başarıya ulaşan bir terzi olma sürecini anlatıyor. Herkes için en uygun kıyafetleri diken Jozef’in çırağı bir gün jozef’e kendisine yeni hiçbir şey dikmediğini söylemesi üzerine Jozef kendisini unuttuğunu fark eder. Sonra dedesinin atölyesine giderek orada bulduğu eski kıyafetlerden kendisine yepyeni kıyafetler üretir.. Mevsimler değiştikçe kıyafetleri eskidikçe dönüştürür ve yeni kıyafetler elde eder. Kitabın sonunda bir ileri dönüşüm etkinliği bulunmakta ve tişörtten çanta yapımı etkinliği bulunmakta. Aynı zamanda kitap  yazarın Şarkılı Masallar serisinin ilk kitabı kitaba ait anlatım ve şarkıları Souncloud ve youtube platformlarından dinleyebilirsiniz..


Sevil EROL

Psikolojik Danışman

Boşluk Kitabının İncelenmesi-Sevil EROL-Ahmet Mithat Efendi İlkokulu

 


BOŞLUK KİTABININ İNCELENMESİ

 

Anna Lennas’ın Nesin Yayınevi’nden çıkan kitabında kahramanımız Julia’nın hayatındaki bazı şeyleri kaybetmesiyle içinde oluşan boşluk hissini gidermeye çalışırken boşluğu doldurmaya çalışmasını, ancak boşluğu doldurmaktan öte önemli olanın kendi içine bakma sürecinin olduğunu ve o boşlukla nasıl yaşaması gerektiğini öğretiyor.  Hayatta kayıplarımız sonunda yeniden iyileşebilme sürecini, zorlukların üstesinden gelebilme gücümüzü ve hayattaki amacımızı bulmayı öğreten bir hikaye kitabı..

                                                                                                

                                                                                                        Sevil EROL

                                                                                                               Psikolojik Danışman

Şeyda KURTAY- Sevim Avni Çoğal İlkokulu- Proje Sergim

Sergimizi daha ayrıntılı inceleyebilmek için bu linkten ziyaret edebilirsiniz https://www.emaze.com/@AOQRFROCC/gallery?fbclid=IwAR3UXiJLaSLY...